Osmanlı Anadolu ile birlikte Ortadoğu, Kafkaslar, Balkanlar, kuzey Afrika ve Kırım Ukrayna bölgelerine de barış, huzur ve adalet getirdi. Osmanlı toprak için ülkeler işgal eden bir imparatorluk değil, zulüm ve haksızlık yapılan topraklara bizatihi o toprakların insanları tarafından otoriteyi sağlaması, hak, eşitlik, barış ve adaleti tesis etmesi için güvenilen medeniyettir. Osmanlı gittiği yerlerde öncelikle zalimlerin mazlumlar üzerinde ki zulmünü kaldırmış akabinde ise imar ve kültür faaliyetlerine girişmiş ancak ve kata kimsenin dili, dini ve özgürlüğü ile uğraşmamıştır ki bu vesile ile 400 yılık Osmanlı egemenliğinden sonra bile Yunanistan hala kendi dilini ve dinini yaşatabilmiştir. Batı medeniyeti dedikleri azgın canavara gelince Fransa 50 sene içinde milyonlarca mazlumu katletmiş, Fransızca ikinci ana dil olmuş, misyonerlik çalışmaları ile Müslümanlar açık hedef haline getirilmiştir.

Kitabın ortasından konuşmak gerekirse Yeni Türkiye eğer Yeni Osmanlı olacaksa Türkiye ve diğer coğrafyalar için barış ve huzur getirebilecektir. Yeni Osmanlı denince şimdi kim bilir kimler hop oturup hop kalkmıştır. Yeni Osmanlı demek Osmanlı çizgisini bozmadan, Siyonizm ve Batılın tüm iz ve temsilcilerini silerek, İslam Nuru ve Osmanlı Ruhu ile yeniden İslam Sancağı altında toplanmış, milli ve manevi değerlerine bağlı, din ve vicdan hürriyetinin garantisi, tüm millet ve milliyetlerin bir arada durmasının vesilesi olacaktır.

Anadolu ve civar coğrafyalara Osmanlı elinin değmesi için iki adımımız kaldı. Bunlardan ilki anayasa ikincisi ise Yeni Türkiye yani Osmanlı sisteminin tahsisi. Aklı evvel aydınlar bugün savurdukları küfürler ile savunduklarının aslından ne kadar boş olduğunu en iyi bilenler ve bu sebeple yavuz hırsız evsahibini bastırır misali, hayasızlıkları konuşulmasın diye vazoyu kıran çocuk değil de kırılan vazo onlarmış gibi bağırıyorlar.

Her ne olursa olsun bugünler aydınlık sabahın öncesinde ki şafak öncesi geçmesi gereken son alaca karanlık kuşağıdır. Sabrımız ile beraber kardeşliğimiz bizi selamete ve esenliğe ulaştıracak, kurulan Yeni Türkiye kurulacak olan Yeni Dünya Düzeninin esas ve temellerini oluşturacaktır.

Yeni Türkiye’ye ulaşmamız konusunda önümüze ördükleri bir tek engel var; birlik ve beraberliğimizi bozmak. Birlik ve beraberliğimizin abidesi ise Çanakkale ruhudur. İşte bu yüzden diyoruz ki;

Çanakkale geçilmez,

Çanakkale’den vazgeçilemez, Çanakkale ruhu milletimizin kaderi olmuş iken, ne kadar hain olsalar da boş. Şehit oğlu şehit Aziz Millet ölümü vuslat bilmiş, kardeş dediği ile sırt sırta verip yedi düveli yenmişken ne korkmaya ne kaygıya gerek yok. Hilal uğruna batan güneşlerin kanlarıyla yoğrulan toprak bize Vatan oldu bu topraklardan ne çıkarız ne yurdumuza alçakları uğratırız.

Tarih yazmaz ki Türk Kürt birbirini sırtından vurmuş, beraber tarihi yazarken omuz omuza savaşıp düşman kurşunuyla vurulmuş ve “verme dünyaları alsan da bu cennet vatanı” denen toprağa yan yana ve peşi sıra düşmüş iken Kürt, Türk, Laz, Çerkez, Arap  kim bizi bölebilir ki; parklarda göstermelik namaz kılan din düşmanlarımı, kirli ve kinli dilleriyle sahte fetvalar verip fitne fesat yaymaya çalışan mason FETÖ uşaklarımı yoksa  hendekçiye dost, din düşmanı FETÖ ye çanak olan Milletimizin kurtuluş savaşı paralarından kurulan bankadan gaspettikleri ile ihaneti finanse eden oklu Siyonist birlikleri mi?

Elbette ki tarih yazmaz ayrılığımızı ve tarihi yazar kardeşliğimiz çünkü biz ümmetiz, Ümmeti  Muhammed’iz.
 
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner5