NECİPOĞLU: MÜMİN HAYATININ EN GÜZEL MEVSİMİ RAMAZAN’DIR

‘Hayat Mektebi Ramazan Özel’ programıyla her salı izleyiciyle buluşan Saliha Erdim, bu hafta ilahiyatçı ve tasavvuf müziği sanatçısı Halil Necipoğlu’nu ağırladı. Necipoğlu programda, Ramazan ayına ilişkin görüşlerini paylaşarak Erdim’in sorularını yanıtladı. Programda Ramazan ayının zamanlar üstünde...

‘Hayat Mektebi Ramazan Özel’ programıyla her salı izleyiciyle buluşan Saliha Erdim, bu hafta ilahiyatçı ve tasavvuf müziği sanatçısı Halil Necipoğlu’nu ağırladı. Necipoğlu programda, Ramazan ayına ilişkin görüşlerini paylaşarak Erdim’in sorularını yanıtladı.

Programda Ramazan ayının zamanlar üstünde bir ay olduğunu belirten Necipoğlu, “Nasibimizce bizler Ramazan-ı Şerif’ten hissemize düşeni alırız. Hayatımızın en güzel mevsimini yaşıyoruz. Ramazan, müminin hayatının en güzel mevsimidir. Arınma mevsimidir. Zamanlar üstünde bir zamandır. Kalbin lekelerini yok eder. Deruni ve manevi coşkulara vesile olur. Oruç bizi gizli yârâ ulaştıran bir vesiledir. Her gün, her uyandığımız vakit aslında hayatın kendisi dindir, ibadettir. İbadete uyandığımızın farkındalığını yaşayıp bunu tavsiye etmeliyiz. Ramazan, içinde bin aydan daha hayırlı olan Kadir Gecesi’ni barındıran ve Kur’ân ayı olması nedeniyle sultandır. Bu nedenle senede bir hanelerimize uğrar. Bizi şereflendirir. Peki, sultanın kullarının huzuruna geldiği başka bir öykü, başka bir anlatım var mıdır? O kadar büyük bir imkâna eriştiriyor kavuşturuyor ki bunu bilmek lazım” ifadelerini kulandı.

Çocukluğundaki Ramazanları da anlatan Necipoğlu, “Ben minare gölgesinde ve cami avlularında büyüdüm. Rahmetli babam müezzindi ve biz onun çevresinde ezan sesiyle, Kur’an tilavetiyle büyüdük. Benim Ramazanlarım da bu minvalde geçti. Yaz mevsimine denk gelirdi Ramazan ve cami avlusunda namaz kılınırdı. Ramazan’da tat, koku, renk, hissiyat hep böyle geçti. Kur’an’ın rengi ve hissiyatıyla geçti” diyerek devam etti:

“Kuran’a olan hürmetim, Efendimiz (SAV)’e olan muhabbetimin en hissiyatlısını Ramazan geldiği vakit büyük bir sevinçle, büyük bir duygu yoğunluyla yaşardık. Onlar şimdi çok yok. Dünyaya çok kapıldık. Dünyaya çok aldandık. Hâlbuki dünya ondan bir gün ayrılacağımız kadar sevilesi bir yer.”

Kültürel ve manevi anlamda pek çok kavramın erozyona uğradığını belirten Necipoğlu, “Ramazan giderken mahzun gidiyor. Bari bu sefer gitmesin. Kültürel anlamda, manevi anlamda hayat itibariyle birçok kavram bir erozyona uğradı. Demek ki kaybettiğimiz değerler var. Biz bütün değerlerimizi bıraktığımız yerden geri alıp bugüne getirmemiz lazım. Bugün zihinler bulandı. Kalpler birtakım tahribatlara uğradı. Ruh keza öyle. Dolayısıyla inandığı gibi yaşamak yerine yaşadığı gibi inanan bir toplum oluşmaya başladı. Gencinde de orta yaşlısında da. Kadınında da erkeğinde de. Büyük bir ekseriyette bu böyle. Ramazan bir mekteptir aynı zamanda. Mektebin sınıfları vardır.  Bu sınıflar içinde dersler vardır. Bu derslerden bir mezuniyet vardır” diye konuştu.

Şehir Ekranı TV’nin Ramazan ayına özel içeriklerini takip etmek için tıklayabilirsiniz. 

19 Nis 2022 - 16:02 - Gündem


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Turkuaz Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Turkuaz Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA), Anka Haber Ajansı (ANKA) tarafından servis edilen tüm haberler Turkuaz Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Turkuaz Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.


Türkiye Haberi