Üniversitemizde Bal Hasadı Tamamlandı

Üniversitemizin Ağrı Dağı ve Pamuk Dağı eteklerindeki 1100 rakımlı yerleşkesinde elde edilen balın hasadı tamamlandı. Iğdır yöresinde arıcılığı yaygınlaştırmak, bal verimini artırmak ve tıbbi aromatik bitkilerin tozlaşmasını sağlamak amacıyla Üniversitemizde yürütülen çalışmalar, hız kesmeden devam ...

1.JPG

Üniversitemizin Ağrı Dağı ve Pamuk Dağı eteklerindeki 1100 rakımlı yerleşkesinde elde edilen balın hasadı tamamlandı. Iğdır yöresinde arıcılığı yaygınlaştırmak, bal verimini artırmak ve tıbbi aromatik bitkilerin tozlaşmasını sağlamak amacıyla Üniversitemizde yürütülen çalışmalar, hız kesmeden devam ediyor. Ağrı Dağı ve Pamuk Dağı eteklerinde kurulan zengin floraya sahip kampüsümüzdeki kovanlarda Doğu Anadolu Projesi (DAP) desteği ile bal üretimi yapılıyor. Özellikle “Katma Değeri Yüksek Tarımsal Ürünler” alanındaki ihtisaslaşma çalışmaları kapsamında Üniversitemiz, arıcılığın bölge ekonomisine katkısının artırılması konusunda da öncü rol oynuyor. Üniversitemizde arıcılık çalışmalarının yürütücülüğünü yapan Öğretim Üyelerimizden Doç. Dr. Hakkı Akdeniz, üçüncü yılını tamamlayan “Iğdır Üniversitesi Bal Verimliliğinin Artırılma Projesi” hakkında bilgiler paylaştı. Üniversitemizin arı yetiştiriciliğinde oldukça avantajlı konuma sahip olduğunu vurgulayan Akdeniz, “Şehit Bülent Yurtseven Kampüsü ve Pamuk Dağı florası bitki çeşitliliği bakımından oldukça zengin bir bölge. Ayrıca ilimizde yetişen geven, kekik, ada çayı, akasya, lavanta gibi türlerin bal verim ve kaliteleri ayrıcalık oluşturmakta.” ifadelerini kullandı. “Arıcılığın Çok Önemli Riskleri de Bulunmaktadır” Yıl boyunca yapılan kapsamlı çalışmalar sonucunda çok verimli ve kaliteli bal üretimi yapıldığının altını çizen Akdeniz, konuşmasına şu şekilde devam etti:  “İlimiz, mikro-klima iklime sahip olduğu için arı yetiştiriciliği bakımında da önemli bir potansiyele sahip. Bu avantajımızı kullanmamızın yanında arıcılığın çok önemli risklerinin bulunduğunu da unutmamalıyız. Arı yetiştiriciliğinde bazen varroa, arı hastalıkları, aşırı kuraklıklar ve şiddetli soğuklar ciddi koloni kayıplarına sebebiyet vermekte. Örneğin tarımsal faaliyetler iklim koşullarına bağlı olduğundan ve geçen yıl tüm dünyada kuraklık olması sebebiyle verim yönünden sıkıntılar yaşadık. Buna rağmen kalite yönünden oldukça iyi bir durumda olduğumuzu söylemek mümkün.” Doç. Dr. Akdeniz, “Bize bu çalışma ortamını sunan ve hiçbir zaman desteğini esirgemeyen Rektörümüz Prof. Dr. Mehmet Hakkı Alma’ya da teşekkür ediyorum.” diyerek sözlerini noktaladı.

Medektif

25 Ağu 2022 - 14:36 - Eğitim


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Turkuaz Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Turkuaz Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA), Anka Haber Ajansı (ANKA) tarafından servis edilen tüm haberler Turkuaz Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Turkuaz Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.


Türkiye Haberi