Bu haber kez okundu.

İşte 15 Temmuz 2016'da yaşananlar
banner17

AKOM yetkilileri, kritik öneme haiz AKOM binasına darbecilerce zarar verilmesini engellemek ve üzerlerinde psikolojik baskı kurmak amacıyla AKOM binasına itfaiye araçlarını çağırdı. Gelen itfaiye araçlarından yaklaşık bir saat boyunca telkin edici anonslarda bulunuldu.

Eyüp İlçe Emniyet Müdürlüğü ekipleri saat 06.00 sıralarında AKOM'a geldi. İlçe Emniyet Müdürü İsmail Dinçer Öğüt megafonla "teslim olun" anonsu yaptı. Darbeciler teslim olmayacaklarını beyan ederken keskin nişancılar çatıya yerleştirilerek operasyon hazırlıkları yapıldı. Bu görüşmelerin akabinde Mustafa Kubilay ve diğer subaylar ellerinde bulunan A4 kağıdı ebatındaki belgeleri yakarak imha etti. Kubilay, askerleri binanın alt katında topladı ve erlere de terasa çıkmaları emrini verdi. Akabinde emniyet personeli olan keskin nişancıların çatılara yerleştirilmesi üzerine umudunu yitiren Kubilay, "Gururumuzu kırmadan teslim alırsanız mutlu oluruz" dedi. Askerler, yanlarında getirdikleri çantalardaki sivil kıyafetlerini giyerek, silahsız, elleri başlarının üzerinde, binaya doğru diz çökmüş bir vaziyette emniyet güçlerine teslim olmak zorunda kaldı.

Acıbadem'deki Türk Telekom Hizmet Binası'nın önüne saat 22.30 civarında gelen darbeci kurmay yüzbaşı Mehmet Karabekir yönetimindeki askeri birlik, binanın önünde, etrafındaki yol ve caddenin köşelerinde konuşlanarak giriş-çıkışı durdurdu. Acıbadem Türk Telekom binasını darbecilerin ele geçirdiğini öğrenen vatandaşlar, kısa bir süre sonra Türk Telekom civarında toplanmaya başladı. Kolluk görevlileri de olay yeri ve civarına gelerek, darbeci askerlere müdahale etmeye çalıştı.

Karabekir, bölgeye ulaşan ya da tesadüfen oradan geçmekte olan vatandaşlara, "Asker yönetime el koydu haberiniz yok mu? Evlerinize gidin" diyerek tehditte bulundu. Karabekir, buradan ayrılmayan vatandaşlara ateş açtı.

Üsküdar ilçesi Acıbadem Mahallesi Muhtarı Mete Sertbaş, Türk Telekom Bölge Müdürlüğü önüne geldi. Askerleri sakinleştirmeye çalışan Sertbaş, bunda başarılı olamadı. Karabekir'in silahını kendisine doğrultması üzerine Sertbaş, "Beni mi vuracaksın?" diye sordu. Karabekir de "Evet seni vuracağım" diyerek yakın mesafeden Sertbaş'a ateş etti. Vatandaşların karnından yaralanan Sertbaş'a müdahalesine de havaya ateş ederek izin vermeyen Karabekir, askerlere, "Böyle olacaksınız, af yok. Birini vurdum, diğerleri dağıldı." şeklinde sözler söyledi.

Yaklaşık 45 dakika kadar sonra doktor olduğunu söyleyen bir kişi Sertbaş'ın yanına giderek müdahalede bulundu. Vatandaşların bir araçla Haydarpaşa Numune Eğitim ve Araştırma Hastanesi'ne götürdüğü Sertbaş, hastaneye varamadan şehit oldu.

Olaylarda Murat Mertel, Muhammet Fazlı Demir, Orhun Göytan, Şirin Diril ve Murat Naiboğlu da şehit düşerken, 18 kişi de çeşitli yerlerinden yaralandı. Darbeci askerlerden Karabekir, olay yerine gelen güvenlik kuvvetlerince etkisiz hale getirildi.

Darbe girişiminin başarısız olduğunu anlayan bazı darbeci askerler, zırhlı araçlarla buradan kaçarken bazıları da teslim oldu.

SABİHA GÖKÇEN HAVALİMANI

Maltepe 2. Zırhlı Tugay Komutanlığından 8 zırhlı araçla çıkan darbeci askerler, saat 23.30 sıralarında Sabiha Gökçen Havalimanı yakınlarına ulaştı. Buradaki trafik yoğunluğu ve halkın toplanmaya başlaması üzerine zırhlı araçların bir kısmı bariyerleri aşarak karşı şeride geçti ve buradan ilerlemeye devam etti. Emniyet güçleri tarafından havalimanı nizamiyesine 100 metre kala zırhlı araçlar durduruldu. Vatandaşlar, darbeci askerlere müdahale etti. Polis tarafından teslim olmaları yönünde uyarı yapıldı. Tanklarda bulunan darbecilerden bir kısmı havaya ateş açtı. Güvenlik koridoru oluşturularak ve müdahale edilerek zırhlı araçlardaki darbeci askerler saat 03.00 sıralarında yakalandı.

Tuzla ilçesi Orhanlı gişeleri üzerinde meydana gelen olaylarda da Ozan Özen, Mustafa Direkli, Yalçın Aran, Erdem Diker, İhsan Yıldız, Vahit Kaşçıoğlu şehit oldu.

TÜRK ASKERİ DİRENDİ

Darbe karşıtı olan askerler, 15 Temmuz'da darbecilere karşı direniş gösterdi. Hava Harp Akademisi Komutanlığı binasında darbe karşıtı olduğu bilinen Hava Harp Akademisi öğrenci subaylarından Yüzbaşı Cihan Okur ile Üsteğmen Hüseyin Balık, darbe girişimine katılanlarca bina amfisinde rehin alınıp, silah ve telefonlarına el konuldu. Kemer ve bağcıkları çıkartılan Okur ve Balık'ın başlarına silahlı öğrenci subaylar dikildi.

Harp Akademileri Komutanlığı görevini yürüten Korgeneral Tahir Bekiroğlu, Harp Akademileri Komutanlığı sahasındaki konutunda, darbeci askerlerce Hadımköy Askeri Cezaevi'ne götürüldü. Bekiroğlu, sabah saatlerine kadar tutulduğu cezaevinden darbe girişiminin başarısız olması üzerine serbest kaldı.

Deniz Harp Okulu Komutanlığı görevini yürüten Tümamiral Mesut Özel, karargaha gitmek için bindiği araçta ağzı bantlandı ve ellerine plastik kelepçe takılarak Maltepe Askeri Cezaevi'ne götürüldü. Burada tutulan Özel, darbe girişiminin başarısız olması üzerine serbest kaldı.

Deniz Harp Akademisi Komutanı Tuğamiral Tayyar Ertem ve 1. Ordu Komutanı Orgeneral Ümit Dündar da kaçırılmaya teşebbüs edildi ancak darbeci askerler bunda başarılı olamadı. Ertem'in evine zorla girilerek arama yapıldı.

66. Zırhlı Tugayında, Piyade Kurmay Albay ve arkadaşları kahramanca bir direniş gösterdi. 47 yaşındaki Piyade Kurmay Albay Sait Ertürk, darbe girişimini öğrenince devre arkadaşlarıyla iletişime geçti. Evinde arkadaşı Kartaltepe Kışlası Komutanı Piyade Albay Davut Ala ve bir astsubayla buluşarak değerlendirmelerde bulundu. Toplantı sonunda Ertürk'ün iki yıl önce görev yaptığı 66. Zırhlı Tugay Komutanlığı'nın darbeye desteğinin engellenmesine karar verildi.

Ertürk, arkadaşı Piyade Albay Davut Ala ile 66. Zırhlı Tugayında verdiği mücadeleyle İstanbul için kilit rol oynayarak, tugayın darbe girişimine desteğini engelledi. İki komutan, yanlarına aldıkları üç polis ve üç uzman çavuşla kurdukları iki timle, tankların, silahların ve askerlerin dışarı çıkmasını engelleyerek tugay içindeki hareketlenmeyi durdurdu.

Tugayın darbeye katılımını engelleyen Sait Ertürk, tek kurşunla şehit düşerken, Kartaltepe Kışlası Komutanı Piyade Albay Davut Ala ise vücuduna 7 mermi isabet etmesi sonucu yaralandı. Ertürk'ün emrindeki askerlerden biri olan Uzman Çavuş Halit Yaşar Mine ile polis memuru Serdar Gökbayrak da burada şehit oldu.

MEDYA DARBEYE KARŞI ÇIKTI

FETÖ'nün 15 Temmuz'daki kanlı darbe girişiminde darbeci askerlerin hedefindeki en önemli adreslerden birisi de basın yayın organları oldu. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın CNN Türk'e "FaceTime" üzerinden bağlanarak halkı sokağa davet etmesi üzerine darbeci askerler harekete geçti. Darbecilerin kurduğu "WhatsApp" grubunda, "Bu TV'lerin susturulması gerekiyor", "Çamlıca'daki antenlere müdahale edilmeli", "Çamlıca Tepesi'ni gören tanklar antenleri vursunlar", "NTV için ekip gitti, Selimiye'ye hava aracı olursa medyaya müdahale edecek ekip var" gibi paylaşımlarda bulunuldu.

CNN Türk, Kanal D ve Hürriyet binalarının işgal edilerek yayının kesilmesine karar verildi. Bu amaçla darbeci albay Ahmet Zeki Gerehan, CNN Türk binasının boşaltılması ve yayının kesilmesi emrini verdi. Erlere bir binaya gidileceği, 2-3 kişi alınarak çıkılacağı söylenerek, üstlerine gelen olursa ayağına, daha da yaklaşan olursa üstüne doğru ateş etmeleri emredildi. Helikoptere binen 14 darbeci asker, saat 03.10 sıralarında Doğan Medya Center'in açık otoparkına indi. Yüzbaşılar Erdal Şeker, Süleyman Ahmet Kaya ve Mehmet Akif Aslan, inişten sonra ellerindeki uzun namlulu silahlarla havaya ateş açarak, "Genelkurmay yönetime el koydu, asker yönetime el koydu." diye bağırdı.

Doğan Medya çalışanlarının kapıları kapatmaya çalışması üzerine darbeciler silah çekerek, "Kapıyı açın, yoksa vururum." tehdidinde bulundu. Görevlilerin kapıyı açmak zorunda kalması üzerine tüm askerler buradan giriş yaptı. Askerlerden bir grup Hürriyet, diğer grup da CNN Türk binası girişine yöneldi.

Hürriyet'te akıllı kapının kepenklerinin kapalı olması üzerine içeriye giremeyen darbeciler ile görevliler arasında tartışma yaşandı. Askerler, görevlilerden ikisini yere yatırarak, "Bu kapı açılmazsa sizi öldüreceğiz." şeklinde tehdit etti. Tehdit üzerine kapılar açılırken, yere yatırılan görevliler için erlere "Kıpırdarlarsa vurun." talimatı verildi.

Askerler, "Herkes insin, vururuz." diye bağırdı. Darbeciler en alt katta bulunduğu sırada Hürriyet Daily News Genel Yayın Yönetmeni Murat Yetkin, telefonla onları kaydetmeye başladı. Bu durumu gören darbeci askerler, silahlarını Yetkin'in bulunduğu yere doğru çevirerek çekim yapmamasını söyledi.

Askerler bina personelini lobide topladı ve silahlarını üzerlerine doğrulttu. Yetkin, darbeci askerlerden Süleyman Ahmet Kaya'nın yanına giderek, askerlerin silahlarını indirmelerini istedi. Gazeteci ve silahsız olduklarını, kimseye zarar veremeyeceklerini söyleyen Yetkin, darbecilere buraya neden ve ne hakla geldiklerini sordu. Süleyman Ahmet Kaya ise "Darbe var, yönetime el koyduk." yanıtını verdi. Yetkin'in, ne hakla el koyduklarını sorması üzerine de Kaya "Böyle emir aldım." karşılığını verdi. Kimden emir aldığı sorduğunda Kaya, "Kimden emir aldığımın bir önemi yok." karşılığını verdi.

Kaya, devamında erlere de "Haydi katları boşaltın, yayını kesin." şeklinde emir verdi. Yetkin, "Burası gazete, burada yayın yapılmıyor, siz darbe yapıyorsunuz. Bırakın biz de gazetemizi çıkaralım, haberimizi yapalım." deyince Kaya, "Hayır, binayı boşaltıyoruz." ifadesini kullandı. Yetkin, Kaya'ya, cumhurbaşkanı, başbakan ve komutanların hareketin emir komuta zinciri dışında olduğunu, kendisine ve mesleğine yazık ettiğini, ileride askerlerin kurtulabileceğini ancak kendisini burada yaktığını söyledi. Bu diyalog sırasında erler katlara çıkarak personeli lobiye indirmeye başladı.

Kaya yaptığı telefon görüşmesi sonrasında erlere dönerek, "Yanlış bir hareket görürseniz acımayın vurun" şeklinde emir verdi. Bu emir üzerine erler silahlarını yeniden topladıkları personele doğrulttu. Şüpheliler, yemekhane bölümündeki bir odada yaklaşık 10 dakika tuttukları personeli, Kaya'nın emri üzerine bina dışına çıkarmaya çalıştı.

Darbeciler, Hürriyet giriş kapısı önünde bekledikleri sırada güvenlik müdürü olarak görev yapan ve bu aşamaya kadar CNN Türk ve Kanal D binasında diğer askerlerle muhatap olan Hüseyin Ulaş, Hürriyet'te bulunan personelden haber alamayınca bina önüne geldi. Ulaş'ı gören askerler, "Gel buraya, dur." şeklinde bağırdı. Hüseyin Ulaş'ın geri dönmesi üzerine arkasından iki el ateş açıldı. Ulaş, olay yerinden uzaklaşarak, Hürriyet binasında askerlerin olduğunu polis ekiplerine bildirdi.

Bağcılar Emniyet Müdürlüğünden polislerle darbe girişimini engellemek isteyen vatandaşlar da Doğan Medya Center'e gelmeye başladı.

Polis memurları ve vatandaşların geldiğini gören darbeci yüzbaşı Süleyman Ahmet Kaya, erlere bina personelini üst kata çıkararak serbest bırakmaları emrini vermek zorunda kaldı. Bina personeli serbest bırakıldıktan sonra Kaya, erleri Hürriyet binasının giriş kapısındaki çalılık alanda üçerli olarak mevzilendirdi. Kaya polis memurlarına, "Mühimmatımız var, çatışırız." şeklinde bağırdı. Polislerin megafonla yaptıkları "Teslim olun" çağrılarının ardından Kaya, polis memurlarına ve toplanarak tepki gösteren vatandaşlara ateş açtı. Burada Vedat Bağcerci isimli vatandaş şehit oldu.

Askerlerle polis memurları arasında çatışma yaşanırken, Binbaşı Mehmet Türk'ün komutasındaki 17 kişi, saat 04.00 sıralarında destek amacıyla helikopterle Doğan Medya Center'a intikal etti. Helikopter, Doğan Medya Center üzerinde iniş için alçalmaya başlarken darbeciler, polislere ve vatandaşlara ateş açtı. Paleti çatıya değen helikopter, polis memurlarının fedakarca mücadelesi sonucu Topkule Kışlası'na dönmek zorunda kaldı.

Polis memurlarının yoğun atışı ve gaz bombası kullanması nedeniyle darbeci askerler bina içine kaçtı. Polisler, askerleri bina içerisinde aramaya başladı. "Teslim olun" çağrısına uymayan Kaya, ayağından vuruldu. Diğer askerler de polis memurlarınca teslim alındı.

Darbeci askerlerden yüzbaşılar Erdal Şeker ve Mehmet Akif Aslan ile 5 er, CNN Türk ve Kanal D'nin bulunduğu binaya yöneldi. Darbeciler, stüdyo giriş kapısının önüne geldiklerinde burada çalışan Önal Yılmaz ile karşılaştı. Darbecilerden Erdal Şeker, Yılmaz'a sorumlunun kim olduğunu sordu. Yılmaz sorumlunun kendisi olduğunu söyleyince Şeker, "Sıkıyönetim ilan edildi, yayını kesmeye geldik." şeklinde beyanda bulundu.

Şeker giriş kapısına geldiğinde "Yayını kesin, bu darbedir, herkes dışarı çıksın." diye bağırdı. Darbeci askerler, giriş kapısı önünde CNN Türk yöneticilerinden Ali Güven, haber spikeri Ahu Özyurt, kameraman Ahmet Akpolat ve güvenlik müdürü Hüseyin Ulaş ile karşılaştı. Akpolat kamera ile yayına başladığında Ali Güven, Şeker'e ne amaçla geldiklerini sordu. Erdal Şeker, yayını kesmek için geldiklerini, bu amaçla emir aldıklarını, kimse ile konuşmayacaklarını söyleyerek, dışarı çıkmalarını istedi. Akabinde askerler CNN Türk binasına girdi. "Engel olmayın, ateş ederiz." şeklinde tehditte bulunan darbeciler, yayının kesilmesini ve herkesin binayı boşaltmasını istedi.

Ulaş, Şeker ve diğer şüphelilere, yaptıklarının anayasal bir suç olduğunu, yetkililerin bu konuyla ilgili açıklama yaptıklarını bildirdi. Şeker ise "Dinlemek yok." diyerek erlere emir verdi. Darbeci askerler, yayın odasının bu katta olmadığını anladıklarında ikinci kata çıktı. Darbeciler, merdivenlerde "Boşaltın, yayını durdurun." şeklinde bağırdıkları sırada Kanal D Haber Genel Yayın Yönetmeni Süleyman Sarılar ile karşılaştı. Sarılar askerlere neden geldiklerini, ellerinde yazılı bir emir olup olmadığını sorduğunda Erdal Şeker, Ordu Komutanının emri olduğunu söyledi. Sarılar, Ordu Komutanının açıklamasını yayınladıklarını belirtince de "Karıştırma, çekil." diyerek karşılık verdi.

Kameraman Ahmet Akpolat'ın tekrar kamerayla çekim yaptığının görülmesi üzerine Erdal Şeker, "Ver o kamerayı." diye bağırıp üzerine yürüdü. Yaşanan arbedede Şeker, Akpolat'ın boğazına sarıldı, tüfeğin dipçiğini kaldırarak "Ver, yoksa vururum." şeklinde tehditte bulundu. Şeker elini tabancasına atarak Sarılar'a, "Vururum seni." dedi. Tehditler sonucunda Akpolat hafıza kartını Şeker'e vermek zorunda kaldı.

Akabinde darbeci askerler, Kanal D Haber Merkezi ve CNN Türk stüdyosunun bulunduğu üçüncü kata çıktı. Darbeciler burada da sürekli "Yayını kesin." şeklinde bağırdı. Şeker de Sarılar'a elektriği kesmesini söyledi.

Tartışma sırasında darbeci askerlerden Mehmet Akif Aslan, tabancasıyla bir el havaya ateş etti. Askerler, CNN Türk canlı yayınının yapıldığı üçüncü kata çıktıklarında çalışanlar haber merkezi girişine set çekerek, onlara engel olmaya çalıştı. Bu sırada spiker Başak Şengül'e, canlı yayına devam etmesi CNN Türk Genel Müdürü Erdoğan Aktaş tarafından bildirildi.

Nedim Şener de darbeci askerlerin çıkmasını istedi. Mehmet Akif Aslan, Şener'e silah doğrultarak "Çık buradan, vururuz seni." tehdidinde bulundu. Ayrıca er Ferdi Irmak da Şener'i, "Aşağı in, vururuz." diyerek tehdit etti.

Giriş katına inen Şener, kapıyı açarak darbe girişimini engellemeye gelen vatandaşların binaya girişini sağladı. Darbecilerin silah doğrulttuğu Erdoğan Aktaş, hiçbir şekilde yayını kesmeyeceklerini söyledi. Darbeci askerler ise aldıkları emri uygulamak zorunda olduklarını belirtti. Aktaş, savunmasız olmaları dolayısıyla mecburen binayı terk edeceklerini ifade etti. Erdoğan Aktaş, personelden de binayı boşaltmalarını istedi.

Rejiye gelen darbeci askerler, yönetmen Tunca Pak'a binayı terk etmelerini söyledi. Pak da rejiyi boşaltırken canlı yayında olan Başak Şengül'e, askerlerin rejide olduğunu ve rejiyi boşalttıklarını kulaklıkla bildirdi. Şengül, darbeci askerlerin geldiğini ileterek canlı yayına devam etti. Bu sırada erlerden Ferdi Irmak, stüdyoya girerek Şengül'den oradan ayrılmasını istedi. Şengül de canlı yayını terk etmek zorunda kaldı. Tunca Pak, ayrılmadan önce Erdoğan Aktaş'a telsiz mikrofonu verdi, yayının devam etmesi adına aktif olan tüm mikrofonların sesini açarak stüdyoyu gören genel kamerayı da çıkışa vererek canlı yayın görüntüsünü bu noktada sabitleyip rejiyi terk etti. Bunun üzerine askerler, canlı yayının kesildiği kanaatine vardı.

Vatandaşların ve polis ekiplerinin binaya girmesinin ardından "teslim olun" çağrıları karşısında Erdal Şeker, "Silahlarımızı vermeyeceğiz, bize takviye kuvvet gelecek, kalabalıkla birlikte burayı boşaltın." şeklinde karşılık verdi. Polis ekibinin ve vatandaşların gayretleri sonucunda darbeciler gözaltına alındı.

TRT ULUS YERLEŞKESİ BİNASININ İŞGALİ

Kara Harp Akademisinde yapılan toplantıda görevlendirilen bir grup darbeci asker, saat 21.00-21.30 sıralarında silahlı ve tam teçhizatlı olarak yola çıktı. Askerler zırhlı araçlarla saat 22.30'a doğru TRT Ulus Yerleşkesi'ne ulaştı. Kapıdaki güvenlik görevlilerine, "Terör tehdidi var, binayı süratle boşaltın." diyen darbeci askerler binaya dağıtıldı. Darbeciler içerideki yaklaşık 40 kadar TRT çalışanına telefonlarını bıraktırarak binayı boşalttı. İç aydınlatmaları kapatan darbeci askerlerden Binbaşı Yüksel Demir, alay komutanı Müslüm Kaya'yı aradı ve binanın kontrolünün ele geçirildiğini bildirdi.

Darbeci askerlere binada beklenmesi talimatı verildi. Saat 22.30 sıralarında TRT binası bahçesine 10 kadar asker, helikopterle indi. Darbeciler, TRT Arapça kısmına girdi.

Bu arada dışarıda vatandaşlar toplanmaya başladı. Vatandaşların dağılması için havaya ateş açıldı. Binbaşı Yüksel Demir'in telefonuna saat 05.00 sıralarında "RUN" yazan bir mesaj geldi. Darbeci albay Hüseyin Ergezen'in de aralarında bulunduğu 5 kişi buradan temin ettikleri sivil kıyafetleri giyerek saat 06.00 sıralarında uzun namlulu silahlarını bırakarak olay yerinden kaçtı. Diğer darbeci askerler saat 07.45 sıralarında polis ekiplerine silahlarını vererek teslim oldu.

Hasdal Kışlası 6. Motorlu Piyade Alayının eski komutanı albay Müslüm Kaya ile yeni komutanı Nebi Gazneli'nin bizzat organize ettiği ve talimatlarını verdiği olayda, Hasdal Kışlası'ndan çıkan bir grup darbeci asker 21.30-22.00 sıralarında Harbiye'deki TRT binasına geldi.

Darbeciler, bina önündeki trafik polislerini silah tehdidiyle etkisiz hale getirip binaya girerek güvenlik görevlilerine "Bomba ihbarı var." şeklinde beyanda bulunarak burayı ele geçirdi. Olay yerine gelen polis ekiplerine ateş açan darbeciler Şişli Emniyet Müdürü Melih Ekici'yi gözünden yaraladı.

ERDOĞAN'IN ÇAĞRISIYLA HALK SOKAĞA ÇIKTI

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın çağrısıyla sokağa çıkan vatandaşlar, TRT binası önünde toplanmaya başladı. Darbeciler, vatandaşların kendilerine tepki göstermesi üzerine havaya ateş açtı. Dağılmamaları üzerine vatandaşların ve buraya gelen polislerin üzerine ateş açan darbeciler, Fahrettin Yavuz ve Murat Demirci ile 2 yıldır İstanbul'da yaşayan Faslı Jaouad Merroune'yi vurarak şehit etti. Vatandaşlardan 48'i de çeşitli yerlerinden yaralandı. Darbeci askerler, polis ekiplerinin "teslim olun" çağrısına ateşle karşılık verdi. Darbe girişiminin başarısız olduğunu anlayan askerler daha sonra teslim oldu.

DİGİTÜRK'ÜN İŞGALİ

Vodafone Arena Stadı'na helikopterle inen darbeci 43 asker ve 3 sivil teknik personel, albay Hamdi Acar ve binbaşı Ali Akkaş önderliğinde toplandı.

Stat kapılarını zorlayarak açan darbeciler, Digitürk binasını işgal amacıyla dışarı çıktı. Yoldan geçen İETT otobüsünü havaya ateş açarak durduran darbeci askerler, otobüse binerek Digitürk binasına yakın bir noktada indi. Yürüyerek Digitürk binasına giren darbeciler, burayı işgal etti. Yayını durdurma amacıyla faaliyette bulunan darbeci askerler, yayını kesemedi. Darbeci binbaşı Akkaş, yayın kesilmeyince içerideki cihazlara ateş etti. Polislerin gelmesi üzerine yapılan müzakerelerle darbeci askerler teslim oldu.

66. Mekanize Piyade Tugay Komutanlığından o gün çıkış yapan bazı darbeci askerler de A Haber'e baskın gerçekleştirmeye yönelik eylemde bulunmak hedefiyle hareket etti. Ancak yolda trafiğin yoğun olması, halkın darbe teşebbüsü eylemlerine yönelik tepkisi nedeniyle darbeci askerler, Seyrantepe'deki Türk Telekom Arena yakınlarına kadar gelmelerine karşın daha fazla ilerleyemedi. Askerler, zorla durdurdukları bir otobüsle tekrar Topkule Kışlası'na döndü.

Cumhurbaşkanlığından, "Tehlike henüz geçmiş değil. Millet sokaklarda olduğu ve vatanına sahip çıktığı müddetçe darbeci hainler bu aziz millete diz çöktüremeyecek." şeklinde açıklama yapıldı.

İstanbul Valisi Vasip Şahin de 05.55 sıralarında bir televizyon kanalında, İstanbul ve Ankara'da FETÖ'nün darbe girişimine ilişkin "Devlet duruma hakimdir. Birtakım kandırılmış, ihanet şebekeleri içerisinde bulunmuş olanların emellerine ulaşmaları mümkün değil." ifadelerini kullandı.

İZMİR'DE HAREKETLİ DAKİKALAR

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'a Marmaris'te kaldığı otelde suikast planlayan Özel Kuvvetler, Sualtı Taarruz (SAT) ve Muharebe Arama Kurtarma'dan (MAK) askerlerin bulunduğu suikast timi, "yurtta sulh konseyi" üyesi darbeci tuğgeneral Gökhan Şahin Sönmezateş'in öncülüğünde 15 Temmuz'da Çiğli'deki 2. Ana Jet Üs Komutanlığında toplandı.

Suikast için üsten havalanan 3 helikopter, Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın Marmaris'te konakladığı otelden ayrılmasından kısa süre sonra bölgeye ulaştı.

Helikopterlerden ateş açan ve bir süre otel üzerinde havada kaldıktan sonra inen maskeli ve ağır silahlar taşıyan darbeci askerler, Cumhurbaşkanlığı koruma polisi Mehmet Çetin ve polis memuru Nedip Cengiz Eker'i şehit etti, 10 kişiyi yaraladı. Buradaki çatışma sabah saatlerine kadar sürdü. Çatışma sonrası İçmeler mevkisinde ormanlık alana kaçan darbeci askerlerden 36'sı 17 gün boyunca hava ve karadan yürütülen operasyonda gruplar halinde yakalandı.

"Çiğli üs imamı" olarak anılan ve bazı generallerin yaverlerinin atamasında aktif rol oynadığı, generalin "Paşa" dediği eski başçavuş Zekeriya Kuzu, 25 Temmuz 2016'da Marmaris-Muğla karayolunda, beraberindeki darbeci askerlerle saklandıkları menfezde yakalandı.

Suikast timindeki eski yüzbaşı Burkay Karatepe, "suikast timi"nin tek firarisi olarak halen aranıyor.

BAŞYAVER DE İZMİR'E GELDİ

Foça Amfibi Deniz Piyade Tugay Komutanlığında görevli Tümamiral Aydın Şirin ile misafiri Tümamiral Hasan Nihat Doğan'ı derdest eden darbeci askerler, iki generali Çiğli 2. Ana Jet Üssü Komutanlığına getirdi. Komutanlar, 16 Temmuz'da kurtarıldı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın eski başyaveri Ali Yazıcı ile eski Hava Kuvvetleri Komutanlığı Kurmay Başkanı Korgeneral Hasan Hüseyin Demirarslan'ın da darbe gecesi bu üste oldukları tespit edildi.

Çiğli 2. Ana Jet Üssü'ne başyaver Ali Yazıcı'yı taşıyan Cumhurbaşkanlığı Genel Sekreterliği adına kayıtlı 06 FY 8355 plakalı otomobil, 00.05 sıralarında gelirken aracın 16 Temmuz 11.27'de nizamiyeden çıktığı belirlendi.

Eski Korgeneral Hasan Hüseyin Demirarslan'ın da saat 03.00'e kadar burada olduğu saptandı.

Bu arada, Ege Ordusu Komutanlığını ele geçirmeye çalışan darbeci askerler de komutanlıktaki darbe karşıtı askerler tarafından bertaraf edildi.

Ege Ordusu Komutanı Orgeneral Abdullah Recep'in derdest edilmesini isteyen "Yurtta sulh konseyi"nce Manisa ve İzmir'de sözde "Sıkıyönetim komutanı" ilan edilen eski Ege Ordusu Komutanlığı Kurmay Başkanı Tümgeneral Memduh Hakbilen de darbe karşıtlarınca gözaltına alındı.

Bornova Jandarma Komando Tugayı'nda zırhlı araçlar, silah ve mühimmatları almak isteyen darbecileri ise dönemin Tugay Komutanı Semih Okyar'ın emriyle anahtarları saklayan er Emre Ev engelledi.

DENİZLİ VE AYDIN'DA DA ASKERİ HAREKETLİLİK

FETÖ'nün darbe girişimi sırasında Denizli'deki 11. Komando Tugay Komutanlığı ile Aydın'ın Söke ilçesindeki 11. Komando Tugay Komutan Yardımcılığında görevli 550 asker, Çardak Havaalanı'ndan askeri nakliye uçaklarıyla Ankara'ya götürülmek istendi.

Kayseri 12. Hava Ulaştırma Üs Komutanlığından havalanan kargo uçaklarının Çardak Havaalanı'na inişine izin verilmemesi üzerine bir süre havada bekleyen iki uçak, pistin ışıklarının karartılması ve iş makineleriyle kapatılması üzerine iniş gerçekleştiremedi.

Çardak ilçesinde havalimanı yolunda toplanan vatandaşlar da darbeci askerleri engellemeye çalıştı, bir kadın da askerin elinden aracın anahtarını aldı. Darbeci askerler, sabaha karşı polis ve jandarma tarafından gözaltına alındı.

Havalimanında sivil elbise giyerek kaçan eski 11. Komando Tugay Komutanlığı Kurmay Başkanı Yarbay Fahrettin Demir halen aranıyor.

MALATYA'DA YAŞANANLAR

Darbe girişimi gecesi Malatya 2. Ordu Komutanlığına giden dönemin Malatya Valisi Mustafa Toprak'a nizamiyede görevli yüzbaşı ve askerler silah doğrulttu. Silahlarını çeken askerler, Vali Toprak'ı içeriye almadı.

Altay Kışlası'nda bulunan İstihkam Alayı'ndan iki zırhlı personel taşıyıcı 2. Ordu Komutanlığına destek vermek için birliğinden çıkarken bunlardan biri Milli Egemenlik Caddesi Alt Kavşağı yakınlarında arızalandı. Vatandaşlar tarafından linç edilmek isteyen askerler polis tarafından gözaltına alındı. Zırhlı araçlardan diğeri ise çevreye rastgele ateş etti, araçlara zarar verdi. Ordu komutanlığının duvarını yıkan ancak içeriye giriş yapamayan zırhlı araçtaki darbeci asker vurularak yakalandı.

Vatandaşlar darbeye direnmek için ordu komutanlığı önünde toplanırken Malatya Büyükşehir Belediyesine ait kamyon ve iş makineleri de kışladan zırhlı araçların çıkışına engel olmak için barikat oluşturdu. Araçlardan birinin üzerine çıkan darbe karşıtı Enes Gün, kışladan açılan ateşle yaralandı.

Karargahdaki bir odadan nizamiye önündekilere ateş açan darbeci askerlerden kurmay binbaşı Fatih Kılınç ise karşı ateş sonucu ölü ele geçirildi.

Bu arada, Malatya Büyükşehir Belediyesine ait iş makineleri ve araçlar 7. Ana Jet Üssündeki uçak ve jetlerin kalkışını engelledi.

Sabaha karşı 03.18'de 2. Ordu bünyesindeki bütün birliklerin kışlalarında bulunduğunu ve emir komuta zinciri dışında bir faaliyet içerisinde olmadığını bildiren 2. Ordu Komutanı Orgeneral Adem Huduti ve beraberindeki komutanlar gözaltına alındı. Darbe girişiminin ardından gözaltına alınan muvazzaf askerler arasındaki en yüksek rütbeli isim olan Huduti, çıkarıldığı mahkemece tutuklandı.

SAKARYA'DAKİ OLAYLAR

Sakarya'da ise Zırhlı Personel Taşıyıcı ve askeri araçlarla valiliği kuşatan askerler ile darbeye direnen vatandaşlar arasında arbede yaşandı. Arbedede bir gazetecinin de aralarında bulunduğu 19 kişi, askerlerin silahından çıkan kurşunlarla yaralandı.

Askeri araçları ele geçiren vatandaşlar, askerlerin silahına da el koydu. Vatandaşlar, Sakarya Valiliği içerisindeki darbeci askerleri durdurmak için de valiliğe girmeye çalıştı. Vatandaşlara karşı koyamayan darbeci askerler, silahlarını bırakarak polise teslim oldu.

Sakarya Büyükşehir Belediyesine ait iş makineleri ve araçlar da kışlaların kapısına çekilerek tank ve askeri araçların çıkışını engelledi.

Darbeci askerler, Gölcük Donanma Komutanlığı önünde toplanan vatandaşlar ve emniyet görevlilerini uzaklaştırmak için ateş etti.

Darbeci askerlerin emrine uymadıkları için gözaltına alınan dönemin Harp Filosu Komutanı Tümamiral Ahmet İskender Yıldırım ve eski Donanma Komutanı Kurmay Başkanı Tuğamiral Yalçın Payal, cezaevi aracıyla İstanbul'a götürülürken Gebze ilçesinde polis ve halk, aracın yolunu keserek amiralleri kurtardı.

SAVAŞ GEMİLERİ SEYRE ÇIKARILDI

Donanma Komutanlığındaki savaş gemileri seyre çıkarıldı. Gemi komutanları "limana geri dönün" çağrılarına rağmen emirleri dinlemedi.

Eski Donanma Komutanı emekli Oramiral Veysel Kösele ve Komodor (amiral yetkileriyle donatılmış komutan) Kurmay Albay Levent Kerim Uça, Yavuz Fırkateyni'nde alıkonuldu.

Salihreis Gemisi Komutanı olan ancak o gece kaldırdığı Kemalreis'e komuta eden Yarbay Arif Çırtlık'ın emri ile darbeye destek vermek amacıyla top atışı yaptırıldı.

Öte yandan, üssün kapıları ise belediyeye ait iş makineleriyle kapatıldı. Harekat Komutanı Deniz Kurmay Albay Ömer Faruk Gülbahçe'nin emriyle askerler silahlandırılarak, içtima alanında bekletildi. Devriye atılarak, kapıdaki sivillere askerler silah doğrulttu ancak halkın dağılmaması üzerine geri çekildi.

DİYARBAKIR'DA F-16'LARI GASBETTİLER

FETÖ'nün darbe girişimini gerçekleştirdiği gece Diyarbakır 8. Ana Jet Üssü'nden 8 şüpheli, 6 F-16 savaş uçağını gasbetti.

Gaspedilen uçakların Ankara'daki alçak uçuşlarda kullanıldığı, bunların daha sonra darbecilerin karargah gibi kullandığı Akıncı Hava Üssü'ne indirildiği tespit edildi.

Diyarbakır 8. Ana Jet Üssü'nden 15 Temmuz gecesi izinsiz uçak kaldırarak Ankara'ya giden darbeci tuğgeneral Semih Terzi, teşebbüsün seyrini değiştiren şehit Astsubay Ömer Halisdemir tarafından öldürüldü.

Şırnak'ın Cizre ilçesinde TOMA ve zırhlı araçlarla yolları kapatan polis ekipleri, içerisinde eski Şırnak Çakırsöğüt Jandarma Komando Tugay Komutanı Tuğgeneral Ali Osman Gürcan'ın da içinde bulunduğu zırhlı araçların geçişini engelledi.

Siirt Valiliğini ablukaya almaya çalışan, aralarında eski Siirt 3. Komando Tugay Komutanı Tuğgeneral Ahmet Şimşek'in de bulunduğu bazı komutanlar tutuklandı.

Dönemin Van Jandarma Asayiş Komutanı İsmail Metin Temel'e suikast düzenlemek isteyen darbeci askerler de darbe karşıtı askerler tarafından püskürtüldü.

YAKALANAN İLK ASKER BURSA'DA

Darbe girişimi gecesi Bursa Garnizon Komutanlığında görevli bir uzman çavuş, ülke yönetimine el konulduğunu ve sözde "Bursa Sıkıyönetim Komutanlığı"na İl Jandarma Komutanı Albay Yurdakul Akkuş'un atandığını içeren korsan bildiriyi Garnizon Komutanı Tümgeneral Seyfullah Saldık'ın yanına giderek verdi. Yurdakul Akkuş tarafından gönderildiği iddia edilen bu uzman çavuşu yumruklayan Tümgeneral Saldık, komutanlık kapısına gelen Akkuş'u da darbeyle ilgili bir teşebbüste bulunmaması konusunda uyardı ve durumu Bursa Cumhuriyet Başsavcılığına bildirdi.

Akkuş hakkında hemen gözaltı kararı çıkarıldı. Saat 01.00 sıralarında yakalanan Akkuş, Türkiye'deki darbeci subaylar arasında ilk gözaltına alınan kişi oldu.

Çankırı'da, 15 Temmuz gecesi 28. Mekanize Piyade Tugay Komutan Yardımcılığına inen bazı helikopterlere cephane yüklenerek darbecilere gönderildiği iddia edildi.

Darbe girişiminin ardından ortadan kaybolan Çankırı Garnizon Komutanı İstihbarat Kurmay Albay Yusuf Bayazıt, bir süre sonra Eskişehir'de saklandığı yerde yakalanarak Çankırı'ya getirildi.

İNCİRLİK ÖNÜNDE POLİS İLE ASKERLER KARŞI KARŞIYA GELDİ

İncirlik 10. Tanker Üs Komutanlığından havalanan 3 tanker uçağı, darbecilerin kullandığı F-16'lara havada 20'den fazla yakıt ikmali yaptı.

10. Tanker Üs Komutanlığı giriş nizamiyesinde önlem alan polisler ile darbeci askerler arasında gerginlik yaşandı. Eski Binbaşı Osman Tunahan Berk ve Üsteğmen Hasan Şahna, sivil bir araçla nizamiyeden ayrılmak isterken kendilerini durduran polise uzun namlulu silahları doğrulttu. Eski Üs Komutanı tuğgeneral Bekir Ercan Van da darbeci iki subayın üsten çıkabilmesi için polisle tartıştı ve bir manga askeri nizamiyeye çağırdı.

DİĞER İLLERDE YAŞANANLAR

Mersin'de darbe girişimi sırasında eski Deniz Kuvvetleri Akdeniz Bölge Komutanı tuğamiral Nejat Atilla Demirhan, eski 3. sınıf emniyet müdürü Hasan Basri Dağdelen'in telsizini alıp sözde sıkıyönetim bildirisini okumaya çalıştı ve bu polisler tarafından engellendi. Demirhan ve Dağdelen, darbe girişiminin sabahında yakalandı.

Hatay 2. Hudut Alay Komutanlığında 15 Temmuz'da yapılan sancak ve devir teslim törenine katılan tam teçhizatlı askerler, törenin ardından sınır birliklerine gönderilmedi. Aralarında eski 39. Mekanize Piyade Tugay Komutanı Tuğgeneral Hasan Polat'ın da bulunduğu 45 kişi gözaltına alındı.

Ardahan'da 25. Hudut Tugay Komutanlığına bağlı askerler, valilik, belediye, emniyet ve Türk Telekom gibi kurumları işgal etmek isterken vatandaşların sokağa inmesiyle kışlaya döndü.

Tunceli'nin Hozat ilçesindeki 51. Motorlu Tugay Komutanlığı ve Pertek ilçesindeki 1. Motorlu Piyade Tabur Komutanlığındaki tank ve zırhlı araçlara mühimmat yüklendiği ve Elazığ'ı işgal edecekleri bilgisini dönemin Tunceli Valisi Osman Kaymak öğrendi. Kaymak'ın talimatıyla Keban Baraj Gölü üzerinde yük taşıyan feribotların anahtarlarına el konulmasıyla darbecilerin planları boşa çıktı.

Kars'ta valilik ve emniyet müdürlüğünü kuşatmaya giden tanklara halk müdahale etti, vatandaşlar askerlerin silahlarını aldı.

Iğdır'da darbecilerin sözde atama listesinde adı "sıkıyönetim komutanı" olarak geçen 5. Hudut Alay Komutanı Kurmay Albay Ekrem Küçükbeber'in de aralarında bulunduğu askerler valiliğe geldi. Askerler, vatandaşların valilik önünde toplanmasıyla birliklerine döndü.

Kayseri'de konuşlu 12. Hava Ulaştırma Ana Üs Komutanlığından havalanan 8 nakliye uçağı ile Şırnak'tan bin, Siirt'ten 600 ve Denizli'nin Çardak ilçesinden 550 askerin Ankara'ya taşınması için hazırlık yapıldı. Türkiye'nin farklı bölgelerinde uçan ve Ankara semalarına yönlendirilen uçaklardan biri Kayseri, diğerleri Malatya'ya indirildi.

Uçaklardan birinin, terörle mücadelede savaş uçaklarının vuracağı noktaların tespiti için kullanılan "gören" uçuşu göreviyle kalkışa hazırlandığı ve uçağa Ankara'daki Gölbaşı Özel Harekat Daire Başkanlığının koordinatlarının verildiği belirlendi.

Edirne'nin Karaağaç Mahallesi'ndeki birliklerden çıkış yapan personel zırhlı taşıyıcılar ve tanklar, emniyetin Meriç Köprüsü'nü araçlarla kapatması üzerine geçemedi. Aynı nehir güzergahı üzerindeki Süvari Köprüsü'ne giden darbeci askerler, kamyon ve araçlarla kapatılan köprüden geçemeyince kent merkezine ulaşamadı. Sabaha karşı da askeri araçlar yeniden sokağa çıkmak istedi ancak halkın direnişi sayesinde emellerine ulaşamadı.

Kırklareli'nden zırhlı araçlarla İstanbul'a gitmeye çalışan darbeci askerlerin ilerlemesini milli iradeye sahip çıkan vatandaşlar önledi. Otoban gişelerinde tank ve askeri araçları durduran vatandaşlar, yola patates çuvalları, motosikletler ve araçlarını koyarak darbecileri engelledi.

DEMOKRASİ KAZANDI

Dönemin Başbakanı Binali Yıldırım, 16 Temmuz'da saat 12.57'de Çankaya Köşkü'nde yaptığı açıklamayla hain darbe girişiminin bastırıldığını duyurdu.

Darbe teşebbüsüne karşı ülkenin her köşesinde Türk milletince gösterilen direniş ve kararlı duruş, "demokrasinin zaferi, milletin büyük destanı" olarak tarihteki yerini aldı.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner5