Bu haber kez okundu.

Eve gelince gözlerine inanamadı

1.5 ay içersinde 4 kedisi öldürüldü
Gültepe'de yaşayan kuaför Bahar yaklaşık 5 yıl önce, sokaktan bir kedi sahiplendi. Bahar, 'Karamel' adını verdiği kedinin ardından 1 yıl sonra ise 'Paşa' isimli kediyi sahiplendi. Hediye edilen British Shorthair kedisi 'Sisi'nin doğurduğu Tosun ve Köpük isimli iki kedinin katılmasıyla birlikte evdeki kedi sayısı 5'e yükseldi.

Sokakta da kedi besleyen Ayşegül Bahar'ın hayatı, 'Sisi'nin yavrularından birini,1.5 ay önce, evde ölü bulmasıyla kabusa döndü. Tosun adını verdiği 2 aylık yavru kedinin ölümünde, o sırada evde bulunan erkek arkadaşı Cihan Y.'den şüphelenen Bahar, delil bulamadığı için şikayetçi olmadı. Erkek arkadaşından ayrılan Bahar, bir akşam eve geldiğinde 'Sisi'nin kayıp olduğunu fark etti. Evine hırsız girdiğinden şüphelenerek, polis karakoluna gidip şikayetçi oldu. Bir süre sonra erkek arkadaşıyla barışan kadın, bir akşam birlikte eve geldiklerinde bu kez de 4 yaşındaki 'Paşa'yı evde bulamadı. Kedilerini sevgilisi Cihan Y.'nin öldürmüş olabileceğinden şüphelenmesine rağmen delil bulamadığı için bir şey yapamayan Ayşegül Bahar, Cihan Y.'nin, geçtiğimiz pazar günü, öldürülüp çöp konteynerine atılan 'Karamel'i öldürdüğünü itiraf etmesinin ardından tekrar karakola giderek şikayetçi oldu. Savcılığa giderek suç duyurusunda da bulunan Ayşegül Bahar, kendisini tehdit ettiğini iddia ettiği Cihan Y. için uzaklaştırma kararı da aldırdı.

"Farkında olmadan 4 kedimin katledilmesine seyirci oldum"
Bir gün ekmek almaya gittim. Geldiğimde kedi önümde öldü. 'Nasıl öldü' dedim. 'Kafasını duvarlara vurdu, nefes alamadı, suya soktum' dedi. Biraz inandım, inanamadım. Öyle bir telaşlı bir hali vardı ki; çok uğraşıyordu kediyi kurtarmak için. Onun üzerine ben ayrıldım. Ayrıldıktan sonra tekrardan, beni korkutmak amaçlı, ikinci kedimi, ben yokken eve gelip katlediyor. Kanını duvarlara, aynalara vesaire sürüyor. Beni korkutmak amaçlı. Sürdüğü günün hemen akşamında tekrardan geliyor. Ne oldu falan diye. Baktım üstü başı kan içerisinde. 'Ne oldu' dedim, 'kavga ettim' dedi. İnanmadım tabii ki. Polisleri arattırmadı. Onu gönderdikten hemen sonra ben polislere başvurdum. Polisler de hayvan hırsızlığı deyip bunu hiç önemsemediler. 'Hayvan hırsızlığı, bir şey olmaz, 3 tane daha kediniz var' dediler. Hiç önemsemediler. Birkaç tane yardımsever polis arkadaş hariç diğerleri ilgilenmediler. "İkinci kedimin ne ölüsünü buldum, ne dirisini buldum. Kimin öldürdüğünü ispatlayamadım, erkek arkadaşımla da barıştım. Üçüncü kedim de... 10 gün sonra eve geldik, baktım, kedi yok. 6 gün boyunca ifade vermeye gittim. Eve hırsız girdiğini düşünmeye başladım. O'nun olduğunu düşünmüyordum. Beraber eve geldik sadece köpük kalmış. Aradık taradık birlikte, kedi yok. Komşuların, 'çöpe atarken gördük kedini' dediklerini hatırladım. Terlik bile giymeden yalınayak koşarak çöpe indim. Sonra bir baktım sıcak siyah bir poşet var. Ölmemiştir hissiyle hızlıca onu açmaya çalıştım. Ama açtığımda ölmüştü tabii.

"Tekme attım,  yanlışlıkla öldü"
“Cihan Y., Zaten sonuncuyu kendisi kabul etti; 'tekme attım yanlışlıkla öldü' dedi. Ama bir tekmeyle kedi ölmez. Diğerlerini üstlenmedi ama en sonuncuyu söyledi. Bugün hayvanlara bunu yapan yarın çoluğumuza, çocuğumuza, bize neler yapmaz. Zaten bipolar hastalığı vardı. Kendisi sürekli söylüyordu. Cebinde yeşil bir kartı vardı. Şizofrendi herhalde bilmiyorum. Şizofren olan bir insan herhalde kedileri öldürüp öldürüp sevgilisinin yanına gidip, yüzüne güler. Böyle bir şeyi yapar belli etmez. Bilemiyorum nasıl. Şaşkınım, kahroluyorum. Günlerdir uykularım kaçıyor. Duygularımı anlatacak kelime bulamıyorum.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.