Bu haber kez okundu.

"Genom Projesi resmen başlamıştır"

6. Türk Tıp Dünyası Kurultayı (TTDK) katıldı. Programa, Koca'nın yanı sıra, Kazakistan Sağlık Bakanı, Yelzhan Birtanov, Türkiye Sağlık Enstitüleri Başkanlığı, Başkanı Prof. Dr. Adil Mardinoğlu, TÜBİTAK, Başkanı Prof. Dr. Hasan Mandal katıldı. Programda konuşan, Sağlık Bakanı Fahrettin Koca, "İnsanımıza daha kaliteli sağlık hizmeti sunmak ve sağlıkta dünyaya açılmak için önümüze koyduğumuz büyük hedeflerimiz var. Sağlık turizminde dünyanın en çok tercih edilen ülkesi olmamızın önünde engel olmadığını düşünüyorum. Kurduğumuz Uluslararası Sağlık Hizmetleri Anonim Şirketi (USHAŞ) ile bu alanda yeni bir ivme kazanacağımızı umuyorum.

Sağlık hizmetlerimizi en nitelikli düzeye en uygun maliyetle çıkartabilmek için sağlık teknolojilerini üretebiliyor olmamız gerekiyor. İlaç, aşı ve tıbbi cihaz üretiminde yerlileşme yönünde büyük gayretlerimiz var. Geçen sene yaşanan dalgalı ekonomik ortam ve yakın zamanda yaşadığımız jeopolitik gerginlikler göz önüne alındığında bu hususun ne kadar önem arz ettiği kolayca anlaşılabilir.Yirmi birinci yüzyıla ülkemiz birçok yönden hızlı değişimler göstererek girdi. Demografik yapımız hızla değişmektedir. Kent nüfuslarımız artıyor. Doğum hızımız başta batı illerimiz olmak üzere düşüşe geçti. Çok yakın gelecek, önemli bir yaşlı ve bağımlı nüfus sorunlarıyla bizi baş başa bırakacaktır" ifadelerini kullandı.

"Biyoteknolojik ajanların sağlığın koruyucu, tanı koydurucu ve tedavi edici alanlarında kullanılabilmesi çok geniş yelpazeye yayılan bir çalışma alanı açmaktadır" diyen Koca, "Sağlık sistemimiz önceliklerini ve kaynak tahsislerini bu değişime paralel olarak hızla dönüştürmek zorundadır. Artık önümüzde mücadele etmemiz gereken metabolik hastalıklar, kanser ve çeşitli organ sistemlerinin kronik hastalıkları bulunmaktadır. Maalesef bu hastalıkların çoğunun tedavisinde günümüz tıbbı aciz kalmaktadır. Ancak bulaşıcı olmayan hastalıklardan korunabileceğimizi, önleyemesek de daha ileri yaşlara taşıyabileceğimizi ve kontrol altına alabileceğimizi biliyoruz.

Modern anlamda tıbbın gelişmesinde önce kimyasal ilaçlar sunulmuştu. Daha sonra ilaçların ve dezenfeksiyon tedbirlerinin kullanıma girmesi ile muhtelif girişimler ve cerrahi müdahaleler ümit veren yöntemler olarak lanse edildiler. Teknolojinin ilerlemesi ile fiziksel ajanlarla yapılan tanı ve tedaviler sundular. Günümüzde ise bütün bunların kıymetini bir kenara itebileceği iddiası ile biyoteknolojik çalışmalar ümit vaat etmektedir. Biyoteknolojik ajanların sağlığın koruyucu, tanı koydurucu ve tedavi edici alanlarında kullanılabilmesi çok geniş yelpazeye yayılan bir çalışma alanı açmaktadır. Bu alanda öncülüğü yakalayabilen ülkeler hem bilimsel avantajlarının yanında halk sağlığında merhale kaydedecek ve önemli ekonomik kazanımlar elde edecektir" şeklinde konuştu.

"Bunu kaçırılmaması gereken bir fırsat gibi görüyorum"
"Bunu kaçırılmaması gereken bir fırsat olarak görüyorum" diyen bakan Koca, "Bunu kaçırılmaması gereken bir fırsat olarak görüyorum. Öncelik verdiğimiz bu alanda, Türkiye Sağlık Enstitüleri Başkanlığı - TÜSEB - çatısı altında başlattığımız çalışmaların yarışta ön almamıza büyük bir yarar sağlayacağına inanıyorum. Bu nedenle bu seneki kurultayımızın teması "Sağlıkta Biyoteknoloji Çalışmaları" olarak seçilmiştir. Kurultayın düzenleyicilerinden olan TÜSEB; tıbbi cihaz, biyomalzeme, tanı kiti, ilaç ve aşı alanlarında başlattığı uygulamalı işbirliği ve yenilikçi Ar-Ge projeleri ile dışa bağımlılığımızı en aza indirerek ülke ekonomimize ve toplum sağlığına güçlü katkılar sağlamayı hedeflemektedir" dedi.

Biyoteknolojiye vurgu yapan bakan Koca, "TÜSEB bir yandan ülkemizde ihtiyaç duyulan biyobanka, omik ve veri merkezleri ile ileri araştırma laboratuvarlarını oluşturmuş, diğer taraftan da ulusal sağlık Ar-Ge stratejilerinde kritik öneme sahip veri madenciliği, yapay zeka, makine öğrenmesi, sistem biyolojisi ve biyoenformatik alanlarında uzman insan kaynağının yetiştirilmesine yönelik somut adımlar atmıştır. Metabolik Hastalıklar, Kişiselleştirilmiş Tıp, İlaç Geliştirme, Aşı Geliştirme, alanlarında biyoteknoloji çalışmalarından beklentimiz çok yüksektir. Kurultayda yürütülecek çalışmaların bu beklentimizin karşılanmasına yardımcı olmasını umuyorum. Toplumsal ve teknolojik dinamikler ile sağlık hizmetlerinde oluşan ihtiyacın hızlı giderilmesi, biyoteknoloji alanındaki yatırımların artırılması ve bunların sonucu olarak ürüne dönüşebilen Ar-Ge çalışmalarının gerçekleşmesi ile mümkün olabilecektir. Bu nedenle gelişmiş ve gelişmekte olan diğer ülkelerde olduğu gibi ülkemizde de biyoteknoloji alanında yapılan Ar-Ge çalışmalarına ayrılan bütçeler her sene artmaktadır. Ülkemizde de 2017 yılında GSYİH'nin yaklaşık yüzde 1'i Ar-Ge harcamalarına ayrılmıştır" diye konuştu.

"Genom Projesi 29 Ekim 2019 itibari ile kapsamı genişletilerek resmen başlamıştır"
Genom Projesinin 29 Ekim de başladığını söyleyen Koca, "Önümüzdeki yıllarda ise Ar-Ge çalışmalarına ayrılan payın artması ile geri dönüş hızının da artacağını öngörüyoruz. Genom Projesi 29 Ekim 2019 itibarı ile kapsamı genişletilerek resmen başlamıştır. Başta muhtelif kanser türleri ve nadir hastalıklar olmak üzere pek çok durumun koruyucu, teşhis koydurucu ve tedavi edici yönüne dair sonuçlar elde etmeyi hedefliyoruz" dedi.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.