banner23

Bu ilk yazım, bende kelebekler vadisinden bahsedip, turkuaz rengindeki gölün derinliklerinden dem vurup, güzel bir yazı yazmak isterdim. Ama klavyenin başına geçince, insanlık sınıfta kalınca, kelimeler bir anda değişiyor ve aşağıdaki yazı ortaya çıkıyor.

İlk yazımla merhaba…

Tarihimizde insanlık adına utanç duyup acısını parmak uçlarımıza kadar hissettiğimiz yürek burkan olayları hepimiz duyduk, bazılarımız ise bizzat şahit olduk. Duyduğumuzda hüzünlendik allah belalarını versin istedik, aradan aylar geçti unuttuk. Biz unuturuz insanlık zaten unutmuş, peki yüreklerinin en derinliklerine bomba, silah, kan, ölüm, hapsolmuş küçücük bedenler unutabilecek mi?

Umuda boyun eğmiş, ellerinde kendi ağırlığından daha fazla yüklerle gelecek yolculuğuna çıkmış insanların insanlık bekleyişi acıtıyor ve en çokta utandırıyor… Tam da konu bu aslında, utanmayı da mı unuttuk? (Pardon kendi duygularıma fazla kapıldım galiba)…

Utanmayı bırak “oh olsun savaştan kaçmayıp savaşsalardı umurumda bile değiller” yorumunu yapanlara biraz işin ciddiyetinden bahsedeyim. “İyi oldu kalsaydı memleketinde” diyenlere sesleniyorum! Sırtında oyuncak ayısı , ayağında çamur, sendeliye sendeliye annesinin peşinden sürüklenen o küçük çocuğa kimse fikrini sormadı! Senin o dar küçücük pencerenden gördüğün kadar değil bu dünya! O minicik beyninde kurguladığın hayat felsefesi, bildiğini sandığın kadar basit değil!

İnsanların bakış açısını analiz ettiğimde trajik olaylarda kendi vicdanlarını susturacak bir sebep aramakla meşkul olduklarını farkediyorum çünkü böylesi onlar için çok daha kolay, hatalarının veya tercihlerinin bedellerini ödediklerini varsayıp kendilerini insanlığa kapatıyorlar.

Genci, yaşlısı, çocuğu aç karınlarıyla soğuk havada yaşam mücadelesi veren bu insanlar aslında sanıldığının aksine savaştan kaçmadı. Kendi fikirlerine tapan, kendine aşık kendi sistemine ters düşen insanları bombalayan adi bir adamın ekseninden kurtulmak istediler. Böyle adamlara narsist kişilik bozukluğu tanısı koyarlar ama bu adi devlet başkanı diye anılıyor…

Hitler, Stalin, Mao’dan farkı olmayan bu adamın önünde diz çökenlere ne demeli? Ölümü bile haketmeyen bu sefil yaratıkların adını anarken kalemime leke sürdüğüm için de siz değerli okurlarımdan özür diliyorum.

Tek suçlu Esad mı? Dediğinizi duyabiliyorum, yok tabiki değil! Mesela Yunanlılar, Bulgaristan (kendi memleketim) Avrupa, finalde tüm insanlık..
Peki insanlık ne düşünüyor? Olaya şahit olan gazeteciler ne yapıyor?

BBC’nin haber muhabiri Yunan sınırını geçen mültecilere soruyor:

-Nerelisiniz
-Suriye, Afganistan

- Neden buradasınız?
-Yunanistan’da kalmak istemiyoruz Avrupa’da kendimize ve ailemize iyi bir hayat istiyoruz

O esnada yüzlerinde kara maskelerle Yunan polisleri geliyor, apar topar mültecileri  “plakası olmayan”araçlara bindiriyorlar. Haber muhabiri soruyor :

-Nereye götürüyorsunuz onları?

-Kamerayı kapatın, çekmeyin.

-Nereye götürüyorsunuz onları?

-Ben sadece bir memurum, söyleneni yapıyorum…

Ayrıca BBC haber muhabirleri gerçekleştirdikleri basın toplantısında Yunanistan Savunma Bakanı’na bu durumu sorguladıklarında :

-Ülkenin sınırlarını korumaya çalışması standart bir işlemdir” cevabını verip, daha fazla soru sorulmasına müsaade edilmiyor. Böyle barbar bir memleketin barbar bakanından aldığımız cevaba tatmin olmamızı bekliyorlar. Kendinden emin olmayarak verdiği bu cevapta bazı soru işaretleri ve eksiklikler yatıyor. Örneğin muhabirin kamera çekimi Yunan polisini neden rahatsız etti? Polislerin yüzünde neden kara maskeler vardı? Mültecilerin bindirildiği araç neden plakasız? Yunan polisinin muhabirin sorusuna suçlu psikolojisi ile verdiği cevap ta cabası…

Yunanlıların bu çaresiz insanlara yaptıkları bunlarla da sınırlı kalmadı. Taşlarla ,sopalarla saldırdılar. Sınırı geçenlerin kıyafetlerini kollarındaki saatlere kadar çalan bu “medeni”  görünümlü yaratıklar Türk polisinin tırnak uçlarına kurban olsunlar. Adi aşağılık kavramına yakışır davranan bu milletler kin, nefret duygusunu bizden tattıklarında şikayet etmesinler…

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
sam seri 3 ay önce

insanlığa davet etsek yol tarifi isteyecekler.

banner5